Kentsel dönüşüm, yalnızca fiziksel bir yenileme süreci değil; mülkiyet, sözleşme ve kent hakkı ekseninde çok boyutlu bir hukuki dönüşümdür. Sürecin başında atılacak doğru adımlar, hem kat maliklerinin hem de yüklenicilerin haklarının korunması açısından belirleyicidir.
6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülen süreçlerde, riskli yapı tespiti sonrasında kat maliklerinin çoğunluk kararı alması, sözleşme şartlarının netleştirilmesi ve hak sahipliği oranlarının doğru belirlenmesi kritik aşamalardır. Bu aşamalardan herhangi birinde yaşanan eksiklik, sürecin ilerleyen safhalarında uyuşmazlığa dönüşebilir.
Bu nedenle kentsel dönüşüm projelerini yalnızca bir inşaat organizasyonu olarak değil, mülkiyet hakları ile kentsel kamu yararının dengelendiği bir hukuki süreç olarak ele almak gerekir.
Bu yazı örnek/demo içeriktir; yayınlamadan önce içeriği ve varsa atıfta bulunulan mevzuatı güncel olarak gözden geçiriniz.